AB-Dullah
GÜL’ÜN İHANET BELGESİ
Yazan:
vatanhainleri 26 May 2007
Elimde bir belge var… AKP ve yandaslarinin duruma ne tepki verecegini
merak ediyorum. Degerli Atatürkçü ve Vatan sever evlatlarin
ise ates püskürecegini tahmin edebiliyorum…
Nedir bu belge?
ABDullah Gül’ün ABD dis isleri ile yaptigi gizli anlasma…
Aslinda buna bir anlasma yerine ABDullah Gül’ün ABD’ye
Hizmet Sözlesmesi de diyebiliriz…
Belge Isçi Partisi’nin 30 Nisan 2007'de Cumhuriyet Bassavciligina
yaptigi suç duyurusu ile kamuya intikal etmistir.
Iste o hain belge:
“Abdullah Gül hakkinda suç duyurusu:
30 Nisan 2007
Cumhuriyet Bassavciligi’na
Ankara
Konu: Abdullah Gul hakkinda suç duyurusudur.
Açiklamalar :
ABD ile 2 sayfa 9 maddelik gizli anlaşma
Halen Disisleri Bakanligi gorevini yürütmekte olan Abdullah
Gül, 2 Nisan 2003 günü ABD Disisleri Bakani Powell ile
Ankara’da “2 sayfa 9 maddelik gizli bir plan yaptigini”
itiraf etmistir. Bu gizli anlasmanin yapilmasindan bir buçuk
ay sonra Vatan gazetesi yazari Sedat Sertoglu’na yaptigi açiklamada
sunlari söylemistir:
“Ben bu gezileri yapmadan önce simdi senin oturdugun koltukta
(eliyle koltugu vurdu) ABD Disisleri Bakani Powell oturuyordu. Onunla
2 sayfalik 9 maddelik bir plan üzerinde anlastik. Ama ben her yaptigimi
kalkip açiklayamam ki…Powell Suriye’ye giderken de
benimle konustu. Gizli olan bir sürü gelisme var” (Ek
1 - Vatan, 24 Mayis 2005).
Ekte sunulu bu açiklama, dikkatle incelendigi zaman görülebilecegi
gibi, sikâyet edilen Abdullah Gül ayni görüsmede
ABD’nin komsumuz Irak’i isgalini desteklemekte ve Müslüman
milletlerin yasadigi ülkelere karsi ABD saldirganliginin hizmetinde
oldugunu belirtmektedir. Aralarinda ulkemizin de bulundugu “Ortadogu’daki
bütün rejimlerin degisecegini” söylemektedir.
Gizli anlasmanin içerigi
Abdullah Gül’un bagislayip itiraf ettigi 2 sayfa 9 maddelik
“Gizli Plan”in ayrintilari söyledir:
1. Türk askeri Irak’in kuzeyinden çekilecek,
sinir harekâtlarina son verilecek ve PKK’ya askeri harekât
için ABD’den izin alinacak: Irak’in kuzeyinde
bulunan bütün Türk birlikleri ve Türk ordusuna bagli
özel kuvvetler, Türkiye sinirlari içine çekilecek.
Türk ordusu bundan boyle hangi gerekçeyle olursa olsun,
sinir ötesi harekâtta bulunmayacak. PKK/KADEK’in Türkiye
egemenlik alani disinda takip ve bastirilmasi harekâtlarina son
verilecek. Ayrica PKK/KADEK’e karsi Türkiye Devletinin egemenlik
alani içinde yapilacak askeri harekâtlar için ABD
askeri makamlarina bilgi verilecek.
2. Türkiye’ye ambargo ve askerî
yaptirim tehdidi: Eger Türk Silahli Kuvvetleri, PKK/KADEK’e
karsi ABD askeri makamlarina bilgi vermeden ve izin almadan harekât
yapacak olursa, ABD hukumeti, Kürt halkina karsi siddet kullanildigi
ve soykirim uygulandigi çerçevesi içinde uyarida
bulunma hakkini kullanabilecek. Bu durumda ABD gerekli gördügü
ambargo ve silahli mudahale gibi siyasal ve askerî yaptirimlari
sakli tutacak.
3. ABD’nin Iran ve Ortadogu harekâtlarina
aktif destek ve katilim: Türkiye, ABD’nin Iran’a
ve diger Ortadogu ülkelerine karsi uygulayacagi sinirli askerî
harekâtlara, ABD’nin talep etmesi halinde sartsiz olarak
üs ve tasima kolayliklari saglayacak, askerî birlik verecek.
Türk birliklerinin üst komuta yetkisi, ABD komutanliginda
olacak.
4. Türk ordusunun asker ve silah gücünde
indirim: Türk ordusunun asker sayisi ve silah kuvveti, ABD’nin
uygun buldugu sayi ve kabiliyete indirilecek. Özellikle tank ve
agir silahlarin miktari düsürülecek, savas uçagi
sayisi sinirlanacak. Bütün silah ve cephane bundan sonra agirlikli
olarak kisa menzilli taktik savunma kavramina (belgede “konsept”
deniyor) göre ayarlanacak. Türkiye’de bulunan ABD ve
NATO irtibat subaylarinin gorev alanlari ve yetkileri genisletilecek.
5. Irak’in kuzeyinde kurulan kukla devlet Türkiye
tarafindan resmen taninacak: Irak’in kuzeyinde kurulmus
olan ve sözümona “Kürdistan” adi verilen
kukla devlet, resmen ilan edildikten sonra, Türkiye tarafindan
da resmen taninacak. Türk devletinin kukla devletin kurulusunu
“savas nedeni” sayan Millî Guvenlik Siyaset Belgesi
ve bu yöndeki politika ve kararlari kaldirilacak. (Kuzey Irak -”Kürdistan”
sinirlari içinde kalacak olan ve özellikle Kerkük,
Musul ve Süleymaniye’deki Türkmenler, ABD tarafindan
güvenli bir sekilde basta Bagdat ve diger Güney Irak sehirlerine
nakledilecek. ABD yetkilileri göç edecek olan tüm Türkmenlere
is olanaklari saglayacak).
6. PKK/KADEK elemanlarina genis kapsamli af ve PKK’nin
yasallastirilmasi: Abdullah Öcalan ve diger dört lideri
disinda bütün PKK/KADEK yonetici ve elemanlarina genis kapsamli
af çikarilacak. Etnik gruplarin yasal siyasete katilmalari önündeki
bütün yasal kisitlamalar ve engeller kaldirilacak. Af yasasiyla
baglantili olarak PKK/KADEK’e yasal siyaset düzleminde yer
alma olanagi saglanacak,
hapiste veya dagda bulunan yöneticilerin siyasal mücadeleye
katilmalari için gerekli hukukî ve siyasal önlemler
alinacak ve uygulanacak.
7. Güneydogu belediyelerine özerklik ve
federasyona geçis: Kamu Reformu Yasasi ve yeni Yerel Yonetim
Yasalari hizla çikartilarak, Türkiye’deki Kürt
nüfusun yogun olarak yasadigi sehir ve kasabalarin belediyelerinin
özerklesmesi süreci kararli olarak yürütülecek.
Türkiye, dört yil içinde uygulanacak bir planla, üniter
devlet yapisini terk ederek, federasyona gececek.
8. Kibris’ta Denktas devre disi birakilacak, Annan Plani küçük
degisikliklerle uygulanacak ve Ege’de Yunanistan’in taleplerine
esnek tavir alinacak: KKTC Cumhurbaskani Rauf Denktas, “Arafat
modeli”
denen uygulamayla devre disi birakilarak, Kibris’ta Annan Plani
bazi küçük degisikliklerle hayata geçirilecek.
Ege kita sahanligi konusunda Türkiye, Yunan doktrinine daha esnek
davranacak, Türk jetlerinin uçus alani daraltilacak, sik
sik ortaya çikan “it dalasi” sorunu Yunanistan rahatsiz
edilmeden çözülecek.
9. Ermenistan’a yönelik kisitlamalarin
kaldirilmasi: Türkiye’nin Ermenistan ile iliskileri
normallestirilecek ve iyilestirilecek. Sinir ticaretinde Ermeniler lehine
düzenlemeler yapilacak. Ermenilerin Türkiye’ye gezilerindeki
bazi kisitlamalar kaldirilacak.
Gizli
anlasmanin uygulanmasi
Bu gizli anlasma, Isçi Partisi Genel Baskani Dogu Perinçek
tarafindan, 13 Temmuz 2003 günü açiklanmis ve 16 Temmuz
2003 tarihinde bütün milletvekillerine ayri ayri gönderilen
mektupla bildirilmisti (Ek 2).
Aradan geçen süreçte, o tarihte açiklanan
bu gizli anlasmanin maddelerinin uygulanmis ya da uygulanmakta oldugunu
görüyoruz:
1. Türk askeri Irak’in kuzeyinden çekilecek,
sinir harekâtlarina son verilecek ve PKK’ya askerî
harekât için ABD’den izin alinacak: Türk askeri
Kuzey Irak’tan çekildi. Sinir harekâtlarina son verildi.
Ve izin alinamadigi için operasyon yapilamiyor.
2. Türkiye’ye ambargo ve askerî yaptirim tehdidi: Türk askerinin basina çuval geçirildi.
3. ABD’nin Iran ve Ortadogu harekâtlarina
aktif destek ve katilim: ABD ve AKP iktidari, isbirligi halinde,
bu destegi saglamak için Türk Ordusuna Semdinli olayindan
bu yana operasyonlar yürütüyor.
4. Türk ordusunun asker ve silah gücünde
indirim: Indirim tasarilari sik sik gündeme getiriliyor.
5. Irak’in kuzeyinde kurulan kukla devlet Türkiye
tarafindan resmen taninacak: Resmen taninmasi için ortam
olusturuluyor. Barzani- Talabani’nin durup durup küstah açiklamalar
vermesi, Diyarbakir Belediyesi Baskani Osman Baydemir’in Devlet’e
meydan okumasi ve özerklik istiyoruz açiklamalari…
6. PKK/KADEK elemanlarina genis kapsamli af ve PKK’nin
yasallastirilmasi: Hazirliklar yapiliyor. “Eve Dönüs
Yasasi” ile ilk uygulamasi yapilmaya çalisildi.
7. Güneydogu belediyelerine özerklik ve
federasyona geçis: Kamu Reformu ve Yerel Yönetim
Yasalari ile belediyeler özerklestiriliyor. Federasyon hazirlaniyor.
Güneydogu Belediyeler Birligi, AB fonlarindan ve AB ülkelerinden
dogrudan para aliyor, dogrudan iliski kuruyor. Bunun yasal dayanagi
olarak “Ikiz Sözlesmeler” Meclisten geçirildi.
Ayrica konuyla alakasiz tavuklar çikip (Kenan Evren gibi), eyalet
olsun diye çigiriyorlar…
8. Kibris’ta Denktas devre disi birakilacak, Annan Plani küçük
degisIkliklerle uygulanacak ve Ege’de Yunanistan’in taleplerine
esnek tavir alinacak: Denktas devre disi birakildi. Annan Planina
teslim olundu. Ege’de esnemeler basladi. Onay verilen AB Müzakere
Çerçeve Belgesi ile Türkiye’nin bazi sinirlarinin
“ihtilafli” oldugu kabul edilerek bu “sinir ihtilaflari”nin
ve “ihtilaflar” kapsaminda Ege sorununun Lahey Adalet Divani’na
götürülmesinin önü açildi.
9. Ermenistan’a yönelik kisitlamalarin
kaldirilmasi: Hazirliklar gündemde. Ermenistan hava koridoru
açilarak 70 bin Ermenistan vatandasinin Türkiye’de
kaçak çalismasinin önü açildi. Ayrica
benim son aldigim istihbarata göre Ermesintan Siniri gizli olarak
açilmis ve çok az da olsa bir ticaret baslamistir.
Sikâyet edilen Abdullah Gül açisindan ABD ile yapilan
bir “hizmet sözlesmesi” kabul edilebilecek bu “Gizli
Plan”, ABD’nin Müslüman halklarin yasadigi 24
ülkeyi bölen Büyük Ortadogu Projesi’nin Türkiye
ayagini olusturmaktadir.
Islenen
suçlar: Devletin güvenligine karsi
suçlar
Abdullah Gül’ün özetlenen bu girisimleri, Türk
Ceza Kanunu’nun “Devletin güvenligine karsi suçlar”
bölümünde yer alan eylemlere denk düsmektedir.
TCK’nun
302. maddesi: Devletin birligini ve ülke bütünlügünü
bozmak
Sikayet edilenin bu eylemi;
• Devletin topraklarinin tamamini veya bir kismini yabanci bir
devletin egemenligi altina koymak,
• Devletin bagimsizligini zayiflatmak,
• Devletin birligini bozmak,
• Devletin egemenligi altinda bulunan topraklardan bir kismini
devlet idaresinden ayirmaya yonelik fiillerde bulunmak suçlarini
olusturmaktadir.
Türk
Ceza Kanunu’nun 302. maddesinde düzenlenen bu eylemin yaptirimi
“agirlastirilmis müebbet hapis” olarak belirlenmistir.
Bu suçun olusabilmesi için öngörülen amaçlarin
gerçeklesmis olmasi gerekmemektedir. Buna tesebbus edilmesi,
bu amaca yönelik eylemlerden birinin islenmis bulunmasi yeterlidir.
Sikâyet edilen Abdullah Gül fiili isledigi tarihte hükümet
mensubudur,
Disisleri Bakanligi görevini yürütmektedir. Isbirligi
yaptigi Basbakan ve diger hükümet üyeleri ile birlikte,
bulunduklari konum itibariyle maddede yazili hedefleri gerçeklestirmeye
elverisli olanaklara sahiptirler.
TCK’nin
304. maddesi: Devlete karsi savasa tahrik
Abdullah Gül’ün bu eylemi Türk Ceza Kanunu’nun
304. maddesinde düzenlenen “Devlete Karsi Savasa Tahrik”
fiilinin unsurlarini da tasimaktadir. Anilan maddeye göre;
“Türkiye Cumhuriyeti Devletine karsi savas açmasi
veya hasmane hareketlerde bulunmasi için yabanci devlet yetkililerini
tahrik eden veya bu amaca yönelik olarak yabanci devlet yetkilileri
ile ibirligi yapan kisi, on yildan yirmi yila kadar hapis cezasi ile
cezalandirilir”.
Nitekim, 17 Temmuz 2003'te Filistin Disisleri Bakani Nebil Saat ile
görüsen Abdullah Gül, Amerika ziyaretini açiklamaya
çalisirken, 2 Nisan 2003'te Powell ile yaptigi anlasmaya iliskin
önemli bir ayrintiyi da itiraf etmistir. Açiklama söyledir:
“Tezkerenin reddinden sonra Powell’in Türkiye’ye
yaptigi ziyarette bölgede yapilmasi gerekenleri beraber kararlastirdik.”
13 Mart 2006 günü AKP’nin Kizilcahamam toplantisinda
milletvekillerine verilen brifingde konusan Abdullah Gül;
“Biz Iran’in nükleer programiyla ilgili olarak BOP
kapsaminda ABD ile birlikte hareket edecegiz. Amacimiz Islam ülkelerine
özgürlük ve demokrasi getirmek” demistir.
Görüldügü gibi, aralarinda Türkiye’nin
de bulundugu 24 ülkenin haritasini yeniden çizmek amacini
güden Büyük Ortadogu Projesi’nde görev aldiklarini
açikça itiraf etmistir. ABD tarafindan NATO toplantilarinda
duvarlara yansitilan ve Türkiye’yi bölünmüs
olarak gösteren bu BOP haritasinin olusturulmasinda ABD ile birlikte
hareket ettiklerini söyle açiklamistir:
“ABD ile iliskilerimiz önemlidir. Dünyanin süper
gücnün gündem maddeleri bizim de gündem maddelerimizdir.
Aramizdaki isbirliginin stratejik boyutta olmasinin anlami, bu meselelerde
ulasilmasi gereken hedeflere iliskin görüslerimizin örtüsmesidir”
(19 Ocak 2007).
Sikâyet edilen Abdullah Gül’ün bu eylemi hem Türkiye’nin
hem de komsu devletlerin toprak bütünlügüne karsi
yabanci ile anlasmaktir. Yaptigi gizli anlasma ile “ABD’nin
Iran’a ve diger Ortadogu ülkelerine karsi uygulayacagi sinirli
askeri harekâtlara, ABD’nin talep etmesi halinde sartsiz
olarak üs ve tasima kolayliklari saglamak, askeri birlik vermek”
taahhüdünde bulunmustur.
Kamuoyu önünde verilen bu sözlerde ifadesini bulan ABD
ile Ortadogu’da askeri isbirliginin baska bir anlami yoktur. Çünkü
ABD, Iran ve Suriye’ye karsi düsmanca niyetleri açiklamis
bulunmaktadir.
Atili suçun olusmasi için belirtilen maksatla, yabanci
ile anlasmak yeterli olup, savasin gerçeklesmis bulunmasi gerekmez.
Bu amaca yönelik, savasi tahrik edebilecek nitelikte her türlü
faaliyet yeterli görülmüstür.
TCK’nin
309. maddesi: Anayasayi ihlâl
Türk Ceza Kanunu’nun 309. maddesinde; “Türkiye
Cumhuriyeti Anayasasinin öngördügü düzeni ortadan
kaldirmaya veya bu düzen yerine baska bir düzen getirmeye
veya bu düzenin fiilen uygulanmasini önlemeye tesebbüs
edenler agirlastirilmis müebbet hapis cezasi ile cezalandirilirlar”
hükmü yer almaktadir.
Anayasa’nin “Baslangiç” bölümünde
ve ilk maddelerinde Anayasal düzen tanimlanmistir. Buna göre,
millet iradesinin mutlak üstünlügü, egemenligin
kayitsiz sartsiz Türk Milletine ait olmasi, devletin milleti ve
ülkesi ile bölünmez bütünlügü, Anayasal
düzenin temel ilkeleri arasindadir.
Maddede, maddi unsur olarak “tesebbus edenler” ibaresi kullanilmis
oldugundan Anayasa’nin öngördügü düzeni
ortadan kaldirmaya veya bu düzen yerine baska bir düzen getirmeye
veya bu düzenin fiilen uygulanmasini önlemeye, Anayasa’nin
hükümlerine aykiri ve Anayasa’nin müsaade etmedigi
bir usulle icraya baslama cezalandirma için yeterlidir. Çünkü,
309. maddede tanimlanan suç tehlike suçudur. Bu suç
idare edilenler tarafindan islenebilecegi gibi, kullanilan vasitanin
neticeyi elde etmeye elverisli olup olmamasi açisindan daha çok
idare edenler tarafindan islenmeye elverislidir.
Sikâyet edilenin ABD ile yaptigi bu gizli anlasmanin içerigi
incelendigi zaman Türk Ceza Kanunu’nun 309. maddesinde korunan
Anayasal duzenin en temel kurum ve niteliklerini cebren ortadan kaldirma
ve degistirme suçunun olustugu görülür.
TCK’nin
311 maddesi: Yasama organina karsi suç
Öte yandan bu gizli anlasmayi kararlastiran ve uygulamaya baslayanlar,
yasama organina ait yetkileri kullanarak “Türkiye Büyük
Millet Meclisini ortadan kaldirmaya” da tesebbus etmis olmaktadirlar.
“Yasama Organina Karsi Suç”un düzenlendigi Türk
Ceza Kanunu’nun 311. maddesinde; “Cebir ve siddet kullanarak
Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldirmaya veya
Türkiye Büyük Millet Meclisinin görevlerini kismen
veya tamamen yapmasini engellemeye tesebbus edenler agirlastirilmis
müebbet hapis cezasiyla cezalandirilirlar” denilmektedir.
Anayasa’nin
90. maddesine göre; “Türkiye Cumhuriyeti adina yabanci devletlerle ve milletlerarasi
kuruluslarla yapilacak andlasmalarin onaylanmasi, Türkiye Büyük
Millet Meclisi’nin onaylamayi bir kanunla uygun bulmasina baglidir”.
Abdullah Gül’ün ABD ile yaptigi bu “andlasma”
ne Hükümetin ne TBMM’nin ne de Cumhurbaskani’nin
bilgisine ve imzasina sunulmustur. Böylece ABD’ye verilen
ve fiilen uygulanan taahhütlerle Türkiye Büyük Millet
Meclisi’nin yetkileri gasp edilmis, görevlerini yapmasi engellenmistir.
Yine Anayasa’nin 92. maddesine göre; “milletlerarasi
hukukun mesru saydigi hallerde savas hali ilanina” ve “yabanci
silahli kuvvetlerin Türkiye’de bulunmasina izin verme yetkisi
Türkiye Büyük Millet Meclisi’nindir”.
ABD
ile yapilan bu anlasmada “ABD’nin Iran’a ve diger
Ortadogu ülkelerine karsi uygulayacagi sinirli askeri harekâtlara,
ABD’nin talep etmesi halinde sartsiz olarak üs ve tasima
kolayliklari saglamak, askeri birlik vermek” taahhudünde
bulunulmakla, dogrudan kendisinin yetki ve sorumlulugunda olan bu gibi
temel konularda TBMM devre disi birakilmaya çalisilmistir.
Abdullah Gül bu suçlari, kendisinin ABD’nin Büyük
Ortadoiu Projesinde “esbaskan” olarak görevli oldugunu
açikça kabul eden, Diyarbakir’i Irak’in kuzeyinde
olusturulan “Kukla Devlet”in merkezi yapacaklarini ilan
eden Recep Tayip Erdogan ve arkadaslariyla birlikte ve dayanisma içinde
islemistir.
TCK’nin
316. maddesi: Suç için anlasma
Türk Ceza Kanunu’nun 316. maddesinde; bu “suçlardan
herhangi birini elverisli vasitalarla islemek üzere iki veya daha
fazla kisi, maddi olgularla belirlenen bir biçimde anlasirlarsa,
suçlarin agirlik derecesine göre” ayrica “üc
yildan oniki yila kadar hapis cezasi” verilecegi öngörülmüstür.
Sikâyet edilen hakkinda bu hükmün de uygulanmasi gerekir.
Eylem
Anayasa’nin 14. maddesi kapsamindadir ve “Vatana Ihanet”
suçunu olusturur
Anayasa’nin 148. maddesi, bu suçlari isleyen hükümet
mensuplarinin “Yüce Divan” sifatiyla Anayasa Mahkemesi’nde
yargilanmalarini öngörmektedir. Ancak, bu yargilamanin yapilabilmesi
için öncelikle 100. madde uyarinca “Meclis sorusturmasi”
yapilmasi gerekmektedir.
Anayasa’nin “Yasama Dokunulmazligi”na iliskin 83.
maddesinde; suç isledigi ileri sürülen bir milletvekilinin
meclis karari olmadikça “tutulamayacagi”, “sorguya
çekilemeyecegi”, “tutuklanamayacagi” ve “yargilanamayacagi”
öngörölmüstür. Ancak, bu hüküm, “adli
sorusturmanin baslatilmasina” engel degildir.
Bu nedenle, Cumhuriyet adna yetkili bulunan Savciligniz, sikâyet
olunan Abdullah Gül hakknda TBMM Baskanligi’na yazi yazarak
Anayasa’nin 103. maddesine göre sorusturma açilmasini
istemeli ve sikâyet olunan Abdullah Gül hakkinda adli sorusturma
baslatarak yine TBMM Baskanligi’ndan dokunulmazliginin kaldirilmasini
ve Meclis sorusturmasi yapilmasni talep etmelidir.
Sikâyet olunan Abdullah Gül’ün eylemleri, devletin
ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlügünü
bozmayi, demokratik ve laik Cumhuriyeti ortadan kaldirmayi hedeflediginden
Anayasa’nin 14. maddesi kapsamindadir.
Bugün adli sorusturmaya baslanmis olmasi, en azindan ileride failin
cezalandirilabilmesi için önemlidir. Çünkü,
“Yasama Dokunulmazligi”nin düzenlendigi 83. maddeye
göre “seçimden önce sorusturmasina baslanmis
olmak kaydiyla Anayasa’nin 14. maddesindeki durumlar bu hükmün
disindadir”.
Bu yasama döneminin sonunda dokunulmazligi kalkacagindan
yeniden milletvekili seçilse dahi mazbatasini alip yemin edinceye
kadar geçecek sürede açilmis sorusturma sürdürülebilecek,
gelecek yasama döneminde anilan hüküm nedeniyle atili
suç Anayasa’nin 14. maddesi kapsaminda oldugundan yasama
dokunulmazligindan yararlanamayacaktir.
|