AKP MALUMUNUZ ÜZERE BİR TOPLAMA PARTİDİR!..

Her düşünceden insanın bir araya gelerek kurduğu ve arkasına küresel güçlerin desteğini alarak yolunun açıldığı bir parti olma özelliği en belirgin vasfıdır.
CHP’de genel sekreterlik yapmış biri de partide yerini alıyor, Öcalan ile aynı evi altı ay paylaşmış biri de…
PKK’nın kapatılan partisi HADEP’te Genel Başkan yardımcılığı yapmış biri de partide yerini alıyor, daha önce MHP’de milletvekilliği yapmış biride…
Sağcıyım, milliyetçiyim, solcuyum, liberalim, İslamcıyım, Kürtçüyüm diyen velhasıl çeşit çeşit modeli AKP’de bulmak mümkündür.
AKP’yi kuran baş ekip de, Milli Görüş gömleğini çıkararak yola koyulup, bu değişik modelleri AKP’de toplamıştır.
İşte bu siyasi omurgasızlık üzerine bina edilen AKP, bugün toplama bir parti olmanın zaaflarını yaşamaktadır. Recep Tayyip Erdoğan’ın hastalanıp ameliyat olması sonrası, her kafadan ayrı bir sesin çıkması ve partinin çok bulutlu hale gelmesi zafiyetin yansıması olmuştur.
Recep Tayyip Erdoğan’ın hastalığına dedikodu ve fısıltı yoluyla ciddiyet kazandırılması AKP içinde denge arayışlarını da su yüzüne çıkarmıştır.
Sanki AKP içindeki kişiler Recep Tayyip Erdoğan’ın ameliyat olmasını bekliyormuşçasına, veto edilen şike yasasını da bahane ederek adeta AKP kendi içinde kamplaşıyor görüntüsü verdiler.Bu görüntü bir göz yanılsaması değil, her yönüyle gerçektir.
Recep Tayyip Erdoğan o ameliyat masasına yatmasa ve hastalığı hakkında
ciddi söylentiler ortada dolaşmasa AKP içinde her kafadan ses çıkması mümkün müydü?
Kim ne derse desin, şike yasasının Cumhurbaşkanı tarafından veto edilmesi ile birlikte AKP’nin iç denge röntgenini çekmemize katkı sağlamıştır.
Malum cemaatin her işe burnunu sokma huyu şike yasasında da kendisini hissettirmiş ve bu konuda Başbakan Erdoğan’ı bile karşılarına almıştır.Cemaatin vücut bulduğu her yerde Başbakan Erdoğan’a cephe alındığı kendini hissettirmektedir.
Cemaatin sözcüsü gibi davranan Hüseyin Gülerce’nin “AKP kendi sandalyesine tekme vuruyor.” sözü ve yine Zaman Gazetesi yazarı Ahmet Turan Alkan’ın “Durmayınız efendim, yola devam; ustalık devri denilen demek bu imiş!” diyerek başladığı yazısını “Aksi takdirde, "Bir başbakan vardı" deyip üzüleceğiz.” şeklinde bitirmesi herkese Başbakan Erdoğan ve cemaat arasındaki kırılmayı göstermektedir.
Cemaat her dediğim olacak havasında, Başbakan Erdoğan’da herhalde “bırakın da biraz nefes alayım” durumundadır. AKP içinde yaşanan kavga şike üzerinden demokrasi, hukuk ve adalet kavgası olmadığını herkes biliyor.
Öyle olması için zaten 9 yıl içinde bir tane somut örnek vermiş değillerdir. Türkiye’nin her milli ve sosyal meselesinde ülkenin sandalyesine tekme vuran bu zihniyetlerin şike yasası üzerinden attıkları nutuklar sadece kendi hesaplarının önünün açılmasıyla alakalıdır.
Şike yasası aynı zamanda AKP’nin iç dengelerini yeniden tasarlamak isteyenlere bahane olmuş ve hastalık yaşayan Başbakan anında hedefe konulmuştur.Yarın yine anlaşırlar, Başbakanın sağlığı elverir “Beraber yürüdük biz bu yollarda” şarkılarını söylerlerse orasını bilemeyiz. Ama şuan çektiğimiz fotoğraf AKP’de tuğla çekilmiş,diğer tuğlalarda dökülmek üzeredir.
MHP-CHP başta olmak üzere, muhalefet Başbakanın hastalığı karşısında daha ölçülü, ilkeli ve nezaketli davranırken, AKP ile bugüne kadar yol yürüyenlerin Başbakanı şu durumda eleştirmesi, O’na akıl vermesi büyük saygısızlık olmaktadır.
AKP ipin ucunu kendi bünyesinde birilerine kaptırınca, onlarda hastalık-ameliyat dinlemiyorlar işte… “Bir başbakan vardı" deyip üzüleceğiz.” havasıyla mesaj veriyorlar.
Biz Başbakanı çok uyardık ama yaşadıkları ABD ortak paydası uyarılarımızı görmesini, duymasını engelledi.
Gelinen noktada Başbakanın karizması çok kısa bir sürede yerle bir olmuştur.
Demek ki, beraber yol yürüdüklerinin yol arkadaşlığı buraya kadarmış…
YILDIRAY ÇİÇEK